KIZ ÇOCUK İSİMLERİ
28/5/2008 · Kategori: KIZ _OCUK ISIMLERI
A
Açangül :Çiçek açan gül, açılan gül çiçeği
Açelya :Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
Açılay :Çiçek gibi açıl, Ay gibi güzel ol.
Açkıngül :Açılmış gül.
Adalet :Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
Adın :"Ad" sözcüğünün tekil ikinci kişi iyelik eki almış hali
Adile :Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
Afet :İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
Afife :Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
Afitap :Güneş / Çok güzel
Ağca :Rengi ak gibi olan, oldukça ak tenli; beyaza çalan, akça
Ağça :Ağca, Akça
Ağgünlü :Günü aydınlık olan, ak günlü
Ağış :Göğe doğru yükseliş, yükselme
Ağıt :Edebiyatta bir şiir türü
Ahenk :Uyum
Ahsen :En güzel, çok güzel
Ahu :Ceylan / Maral
Ajda :Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey.
Ajlan :Hızlı, çabuk, telaşlı
Akaltan :Hem ak hemde al olan tan
Akaltın :Ak renkte altın, beyaz altın
Akaltun :bkz.Akaltın
Akanay :Akıp giden Ay; gökyüzünde akıp giden Ay gibi güzel
Akant :İyi dilekli ant, ak ant, ak yemin
Akanyıldız :Geceleri gökte görülen, hızla akıp giden ışıklı gökcismi
Akarsu :Akan su
Akasya :Güzel kokulu bir süs bitkisi
Akartuna :Akıp gitmekte olan Tuna, akar durumdaki Türk; akıncı Türk
Akartürk :Su gibi akıp gider durumdaki Türk, akıncı Türk
Akbaşak :Ak renkli başak
Akcan :Ak yaşam; temiz ruhlu kişi, ak tenli ve cana yakın akça pakça sevgili
Akça :Oldukça ak, oldukça beyaz renkli beyazca, ak tenli
Akgül :Ak renkli gül, beyaz gül; ak tenli ve gül gbi güzel
Akgüneş :Ak aydınlık Güneş, akça pakça ve güneş gibi aydınlatıcı
Akgüngör :"Aydınlık, gönençli, dirlik düzenlik içinde bir göresin" anlamına bir dilek
Akın :Düşman ülkesine yapılan saldırı, kalabalık bir şeyin ardı kesilmeksizin gelip durması
Akipek :Ak renkte ipek, ak renkli ipek tenli
Akkız :Ak tenli kız
Akkor :Işık saçacak bir aklığa varacak derecede ısıtılmış olan, ak ışık saçan kor
Akkutlu :İyilik gönenç, uğur getirdiğine inanılan
Akmeriç :Ak, aydınlık meriç
Akmut :Ak dilek, ak göneniş
Akmutlu :Bütün istek ve özlemleri yerine gelmiş olan, ak gönençli
Akol :"Ak,aydınlık,temiz olasın" anlamına gelen bir dilek buyruk
Akören :Ak, aydınlık kent kalıntısı
Akpınar :Ak, aydınlık pınar; berrak pınar
Aksel :Ak renkte sel
Aksen :Sen aksın, kirlenmemişsin, temizsin
Akses :Ak, aydınlık, temiz ses, namuslu ses
Akseven :Ak rengi seven kimse
Aksevil :Ak tenli ol ve sevil, akça pakça sevilen kimse
Aksın :Akıp gitsin, ak tenlisin
Aksu :Ak renkli su, köpüren su, Anadolu'da kimi akarsuların adı.
Aksuna :Ak renkli dişi yaban ördeği
Aktaç :Ak renkli taç
Aktuna :Ak renkli Tuna ırmağı
Akün :İyi ve temiz ün
Akyıldız :Ak, beyaz yıldız, aydınlık yıldız
Ala alaca :Karışık renkli açık kestane rengi, ela
Ala :Alaca, karışık renkli açık kestane rengi, ela
Alba :Sevgililerin ayrılışını konu alan bir Fransız şarkı türü
Alabegüm :Açık kestane renkli saygıdeğer hanım
Alagün :Güneş'in bulut arasında kaldığı zamanki gölgeli durum,alaca gün
Alanay :Çeken, alan Ay
Alanur :Alacalı ışık, ala ışık
Alapınar :Alaca pınar, ala pınar
Alara :Güzel gözlü (kadın)
Albeni :Gözü gönlü çeken nitelik çekicilik alım, gönül çelen güzellik
Alçin :Al renkli küçük bir kuş
Alev :Yanan ve ışık veren şeylerin türlü biçimlerde uzanan dili, alaz, yalım
Algın :Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
Algül :Al renkli gül, kırmızı gül
Algün :Al renkli Güneş, kırmızı güneş
Alım :Gözü gönlü çeken nitelik,çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni
Alımlı :Gönül çeken güzellikte olan, çekici, albenili
Alışık :Al renkli ışık, kırmızı ışık; herhangi birşeye alışmış olan
Aliye :Yüce, yüksek
Alize :Bir rüzgar adı
Alkım :Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla oluşan yedi renkli görüntü, gökkuşağı ebemkuşağı
Alkış :Birini alkışlamak için el çırpma,iyi dilek iyi dua, öğüş,öğme
Almıla :Al elma
Alpike :Kahraman kraliçe
Alsaç :Al renkli saç, kızıl saç, al ve saç kuyruğu
Alsan :San alasın, ünlenesin, ün al
Alsevin :Tanrı seni bize, "al ve sevin"diye verdi anlamında
Alsoy :Soyluluk edin, soy al
Altaç :Al renkli taç
Altan :Kızıl tan
Altın :Yüksek değerli bir maden
Altınay :Altından yapılmış ay
Altınbaşak :Başağın altın sarısına dönüşmüş hali, altın renkli başak
Altındal :Altından yapılmış dal, çok değerli dal
Altınışık :Altın renkli ışık
Altınışın :Altın renkli ışın
Altıniz :Altın değerinde iz, altınizi
Altınsoy :Çok değerli soy, iyi soy
Altıntaç :Altından yapılmış taç, değerli taç
Altuna :Al renkli Tuna, kızıl Tuna
Altunay :Altından yapılmış Ay, altın Ay
Altuntaç :bkz.Altıntaç
Amaç :Ulaşılmak istenilen
Andaç :Anmaya yarayan şey, armağan, anılmak için birine verilmiş şey,anı
Anıl :"Sözü edilmek ya da düşünülmek" demek olan "anılmak" eyleminin buyurma kipinin ikinci tekil kişisi; "daima anılasın" dileğinide içerir
Arı :İçinde hiçbir yabancı öğe bulunmayan, katışıksız, saf; kirden uzak
Arıel :Temiz ve dürüst el
Arın :Arı, katışıksız; temiz, kirden uzak
Arınç :Barış, erinç, huzur
Arıpınar :Arı, duru, temiz pınar
Arısu :Katışıksız, arı duru, temiz su
Armağan :Birine sevindirmek için karşılıksız olarak verilen şey, bağış, ödül
Arsal :Arı gibi temiz ve çalışkan, buğday renkli, kumral
Arya :Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
Arzu :İstek, özlem eğilim
Asena :Dişi kurt; güzel kız
Asiye :Acılı kadın / Direk
Aslı :Kerem ile Aslı adlı halk öyküsünün kadın kahramanı, Kerem'in sevgilisi olan, öyküye göre uğruna Kerem'in yandığı kız Aslıgül, kökeni gül olan, aslı gül olan ; Kerem'in sevgilisi Aslı ile "gül" sözcüğünden oluşmuş yeni bir ad
Aslıhan :Kerem'in sevgilisi Aslı'nın bir başka adı
Aslım :Soyum sopum, kökenim; benim olan Aslı
Asu :Azgın ve huysuz at
Asude :Sessiz, sakin dinlendirici
Asuman :Gök, gökkubbe, sema
Asya :Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
Aşkım :Sevdiğim, sevgilim
Aşkın :Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
Atlas :Mitolojide dünyayı sırtında taşıdığına inanılan Tanrı
Ateş :Odun, kömür, ot gibi maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın birlikte belirlemesi; tutuşmuş olan nesne
Atıfet :Allah'ın Lütfu
Avunç :Avutan şey, acıyı ve sıkıntıyı gideren, oyalayan
Ay :Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi
Ayaltın :Ay gibi güzel ve altın gibi değerli
Ayasun :"Ay'a takdim et, Ay'a sun" buyruğu
Ayaşan :"Ay'a şan olsun" anlamına; Ay'ı aşıp giden
Ayataç :Ay için taç
Ayben :"Ben Ay gibi güzelim" anlamında
Aybeniz :Yüzü gibi güzel olan, Ayyüzlü
Aybike :Ay gibi güzel ve el değmemiş kadın.
Aybirgen :Ayveren
Aybüke :Eski Türk kadın isimlerinden
Ayca :Ay gibi, yüzü Ay gibi güzel olan
Aycan :Ay gibi güzel insan
Ayça :Ay'ın, ilk günlerinde aldığı yay biçimi, Ay'ın ilk günlerindeki görünüşü, yeni ay, hilal
Ayçe :bkz. Ayça
Ayçıl :Gökteki Ay gibi, Ay gibi güzel, Ay'a benzeyen
Ayçiçeği :Günebakan
Ayçiçek :Çiçeği çok iri, tabak gibi ve sarı renkte olan, tohumundan yağ çıkarılan bir bitki
Ayçin :Ayçın, ay gibi, aya benzer
Ayda :Gülgillerden, dere kıyılarında, çayırlarda yetişen bir bitki; şaşma üzülme, İsteklendirme, bilirir bir ünlem
Aydagül :"Ayda, her ay gül" anlamına bir dilek
Aydan :Ay gibi güzel, Ay'dan yapılmış
Aydeniz :Ay ile denizsin
Aydenk :Ay gibi güzel, güzelliği Ay'a denk olan
Aydınay :Parlak Ay, aydınlık Ay
Aydınlık :Ay, dolunay
Aydil :Ay gibi güzel ve yüce gönüllü
Aydilek :Parlak, aydınlık dilek, iyi dilek güzel dilek
Aydinç :Güçlü, dinç Ay
Aydoğan :Gökteki Ay gibi doğmuş olan
Aydolun :Ay'ın yeryuvarlağına dönük yüzünün tümüyle aydınlık olması evresi
Aydüz :Ay gibi güzel ve kırışıksız
Ayevi :Ay çevresinde oluşan ışık çemberi
Ayfer :Ayışığı
Aygen :Gönül arkadaşı
Aygönül :Ay gibi güzel ve sevgi dolu
Aygül :Ay gibi güzel ve parlak renkli
Aygün :Ay ile Güneş
Ayhan :Oğuz inanışına göre gök tanrılarından biri; Oğuz Han'ın oğlu
Ayışığı :Mehtap" adının Türkçesi, ay ışığı
Aykaş :Ay gibi güzel kaş, Ay gibi güzel kaşlı, Ay'ın ilk günlerindeki biçimine benzeyen kaş
Aykız :Ay - kız
Aykut :Kut getiren Ay, uğur getiren Ay, kutlu Ay
Ayla :Ay'ın ve kimi yıldızların çevresindeki görülen ışık çemberi, aylin
Aylan :Açık alan
Aylin :Ayın çevresinde görülen ışıklı daire
Aynur :Ay gibi ışık saçan, Ay ışığı
Ayperi :Ay ve peri gibi, çok güzel
Ayral :Kural dışı, tutulmuş
Aysal :Ay'la ilgili, Ay özelliği taşıyan
Aysan :Ay gibi güzel san
Aysar :Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse
Aysel :Ay gibi parlak ve güzel
Aysen :"Ay sensin, Ay gibi güzelsin
Aysev :"Sevmek" ten "sev" ile Ay'dan oluşmuş bir ad, "Ay'ı sev
Ayseven :Ay gibi güzel ve sevgi dolu
Aysevil :Ayn gibi güzel ve sevilen
Aysevim :Ay gibi güzel ve sevimli
Aysıl :Ay'a benzeyen
Aysın :Ay gibisin, Ay kadar güzelsin
Aysoy :Ay gibi güzel soy, Ay soylu
Aysu :Ay gibi berrak su
Aysuda :Suda ışıkları yansıyan Ay; suda Ay gibi görünen
Aysun :"Sunmak"tan "sun" buyruğu ile Ay'dan oluşmuş bir ad, Ay'ı sun
Aysuna :Ay gibi güzel yaban ördeği
Aysunar :Ay'ı sunan kimse
Ayşan :Şanı Ay gibi parlak olan, görkemli, parlak
Ayşe :Yaşam, dirlik,
Ayşegül :Güleç, güler yüzlü
Ayşem :Ayşe + m (Benim Ayşem)
Ayşen :Ay gibi güzel ve şen, şen Ay
Ayşenur :Ayşe - nur
Ayşıl :Ay ışığı
Ayşın :Ay ışını
Ayşin :Ay gibi, aya benzeyen
Aytaç :Ay gibi taçlı
Aytan :Ay ile tan, Ay ışıklı sabah vakti
Aytek :Gökteki Ay gibi biricik, eşsiz
Ayten :Ay gibi beyaz tenli
Aytolun :Ay'ın en dolgun evresindeki durumu, dolunay
Aytun :Ay ve tun, Ay ve Gece
Aytuna :Gökteki ay ile Tuna Irmağın'dan oluşmuş bir ad
Aytül :Ay'ın tüllü Ay ile tül, Ay tülü
Ayün :Ay gibi parlak san
Ayverdi :Ay'ın verdiği kimse
Ayyıldız :Ay ve yıldız gibi ışıl ışıl
Ayzıt :Türk söylencebiliminde güzellik tanrıçası, ödüllendirici tanrıça
Azime :Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
Azize :Onur sahibi yüce, ermiş
Azra :Bakire, el değmemiş
B
Bacı :Kız kardeş (eski) şeyh eşi
Bacım :Benim kız kardeşim
Bade :Aşk, kutsal sevgi
Bağdagül :Bahçedeki gül
Bağlan :Deste, tutam, demet, kızıl renkli bir tür yaban kazı; "bağlanmak"tan buyruk
Bahar :Doğanın canlandığı mevsim
Bahriye :Donanma ve denizle ilgili
Bakanay :Bakmakta olan Ay, gören Ay
Baklan :Büyük bir kuş türü
Bala :Bala ufak tefek, küçücük; küçük ve güzel; çocuk yavru
Balaca :Bala, ufacık küçücük küçük ve güzel
Balahun :Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'nin ikinci karısının adı
Balca :Bal damlası, bal gibi
Balcan :Bal gibi can, tatlı can
Baldan :Bal gibi tatlı, baldan yapılmış
Balı :Türk erenlerinden birinin adı
Balım :"Benim balım" bal gibi tatlım
Balkı :Işık parlayış, şavk pırıltı
Balkın :Parıldayan, parlak
Balkız :Bal kadar tatlı kız
Balsarı :Bal renginde olan, bal sarısı
Banu :Ev kadını , bayan
Barçın :Süslü ipek kumaş. Türkleri yöneten yedi kadın hakandan üçüncüsünün ismi.
Barış :Savaştan yada bir dargınlıktan sonra iki yanın uzlaşması
Barkın :Gezi amacıyla ülkeleri gezen kimse, gezgin
Başak :Ekinlerin, taneleri taşıyan kılçıklı başı
Başar :"İstenilen biçimde bitir başarıya ulaş" anlamında bir buyruk dilek
Başaran :Yapacağı işte başarıya ulaşan işi gereken biçimde bitiren, yapan, amacına ulaşan; becerikli
Başarı :Başarmak eylemiyle ortaya konulan iş, başarılan iş
Başay :Yılın ilk ayı
Başgöze :Akarsuyun çıktığı yer
Bedia :Güzellik, üstün değerli olan
Bedis :Açık, belli görünen; süs, bezek, bediz
Bediz :Açık , belli, görünen; süs bezek, bedis
Bedriye :Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
Begüm :Hanım, hanımefendi, saygıdeğer kadın
Behice :Şen güleryüzlü
Behiye :Güzel ve alımlı kadın
Bekem :Sağlam, dayanıklı kırmızı boya ağacı
Beken :Gücü olan, güçlü
Belde :Memleket, şehir, kasaba
Belen :İki dağ arasından geçen yol, geçit; tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe
Beler :"Beleme işini yapar, çocuğu kundaklar, sarar sarmalar" anlamında bir ad;
Belgi :Bir şeyi benzerinden ayıran ve onu belirleyen özellik
Belgin :Açık. belirli, farkedilen
Belgün :Belli, belirli gün
Beliz :İşaret ve iz nişan ve iz
Belkıs :Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim
Benal :"Beni al"
Benan :Beni an beni unutma
Benay :Ben Ay'ım Ay gibiyim
Benek :Ben gibi ufak leke
Bengi :Ölümsüz, sonsuz, sonsuza dek sürecek olan, hiç ölmeyecek olan
Bengisan :Ölümsüz san, sonsuza kadar sürecek ad
Bengisu :İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
Bengül :Beni gül olan, beni gül gibi güzel olan
Benian :"Beni her zaman anımsa, beni an"
Benice :Ölümsüz, sonsuz
Beniz :Yüz
Bensu :Ben su gibiyim, güzelim
Beren :Koyun yavrusu, kuzu; güçlü; tanınmış
Bergüzar :Anılmak için verilen şey
Beria :Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
Beril :Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
Berin :Manen çok yüksek
Berke :Zerdali, kayısı; kamçı, değnek
Berksun :Berksun sağlam sun
Berna :Genç, delikanlı
Berra :Doğru sözlü, hayır işleyen
Berran :Keskin, kesici
Berrak :Temiz, saf, arınmış
Berrin :Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
Besisu :Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su
Beste :Ezgilerin özgün dizimi,
Bestenigar :Türk müziğinde bileşik bir makam
Beşgül :Beştane gül
Betigül :Yüzü gül, gül yüzlü
Betigün :Beti
Betil/Betül :Temiz, iffetli
Betil :"Erkek eli değmemiş, erkekten uzak yaşayan, namuslu, günah işlememiş kadın"anlamına gelen Arapça "betül" sözcüğünden türkçeleşmiş olabilir
Beyhan :Bey soyundan
Beyza :Beyaz / En beyaz
Bezek :Süs, takı
Bezen :Bezek, çok göze çarpan süs.
Bihter :En iyi
Bike / Bikem :Kadın, hanım
Bike :Evlenmemiş, çocuk doğurmamış, erden
Bilen :Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş olan, bilgisi olan, alışmış olan;tanıyan
Bilgay :Bilgili ve Ay gibi güzel
Bilge :Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
Bilgehan :Çok bilgili devlet başkanı, bilge devlet başkanı; Göktürk imparatorlarından birinin adı
Bilgen :Bilen, bilgili
Bilger :Bilen, bilgili, bilgen
Bilgi :Bir iş ya da konuyla ilgili olarak bilinen şey
Bilgin :Herhangi bir konuda derin bilgisi olan kimse.
Bilgisel :Bilgiyle ilgili, bilgi özelliğinde
Bilgül :Bil ve gül, "bilirsen gülersin, mutlu olursun"
Bilgün :"Günü bil"
Bilhan :Çok bilgili
Bilin :Herkesçe tanın, bilmek işine konu ol
Billur :Pek duru ve temiz cam
Bilsev :"Bilerek sev"
Binay :Bin tane ay
Bingül :Bin tane gül
Bingün :Bin tane gün; bin tane güneş
Biniz :Bin tane iz
Binnaz :Bin türlü naz eden, bin tane naz
Binnur :Çok nurlu
Biray :Ay gibi tek, eşsiz
Bircan :Biricik ve cana yakın
Birce :Biricik, bir tanecik
Bircim :"Biriciğim" in bir biçimi
Birdal :Bir tek dal, bir tek dal gibi olan
Birgen :Yalnızlığı seven, yalnızlığa alışık
Birgül :Bir tek gül
Biricik :Tek, birtane
Birim :Bir niceliği ölçmek için kendi türünden seçilen örnek ve değişmez parça; "birtanem, biriciğim
Biriz :Bir tekiz, bir tanetiz, birciğiz
Birsel :Bir sel gibisin, bir selsin
Birsen :"Bir tek sen", "senden başkası değil"
Birsin :Biriciksin, teksin, eşin benzerin yok
Birsu :Bir içim su gibisin
Birtek :Eşi benzeri, ikincisi olmayan, biricik; çok sevilen; bir ve tek olan
Birtür :Tek türlü, başka türlü olmayan, benzeri olmayan
Bozcin :Buğu soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış su buharı
Bucak :Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
Buğday :Buğdaygillerden öğütülerek un yapılan bitki
Buket :Çiçek demeti
Bulca :Bulunmuş bir biçimde
Buluş :Herkesin kolay düşünemeyeceği yaratıcılık; bulma biçimi
Burcu :Güzel koku, ıtır
Burcum :Güzel koku; burcu
Burçak :Taneleri hayvan yemi olarak kullanılan, mercimeğe benzeyen bir bitki
Burçin :Dişi geyik, bozcinbozçin, bürçin
Buse :Öpücük
Büküm :Bükme eylemi
Büklüm :Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka ya da kat kıvrım
Bürçin :Dişi geyik, bozcin, bozçin, burçin; Cengiz Han'ın ilk eşinin adı
Bürüm :Burulmuş, katlanmış olan
Bürümcek :İprişim yumağı, ipek ipliği yumağı
Bürümcük :İpekten dokunmuş kumaş
Büşra :İyi haber
Büyüm :"Büyü" sözcüğünün "m" iyelik eki almış biçimi; beni büyüleyen, benim büyüm
C
Cahide :Çalışan, çaba gösteren
Can :Yaşam; ruh; güç, dirlik; birey, kişi insanın kendi varlığı; sevgili
Cana :" Can"ın -e hali
Canal :Güzelliğinle canlar yak
Canan :Sevgili, yar
Canaş :Arkadaş, sevgili
Candan :İçten, yürekten
Candeğer :Can değecek denli değeri olan
Canfeza :Müzikte bileşik bir makam
Canhanım :Cana yakın hanımefendi
Cankat :Mutluluk getiren cana can kat
Cankız :Sevilen, tatlı kız, cana yakın kız
Cankut :Sevimli, cana yakın ve kutlu, uğurlu
Canova :Can - ova
Canöz :Canın özü, yaşamın özü
Canözlem :Tatlı özlem
Cansen :Can sensin
Cansın :Tatlısın, sevgilisin
Cansu :Cana benzer değerde
Cansun :"Dirilik sun, güç sun canlılık sun"
Cansunar :Canlılık sunan kimse, can sunan kimse, canlandıran
Cemile :Hoşa giden davranış
Cemre :Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
Cennet :Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
Ceren :Çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan
Ceyda :Yararlı, herkese iyilik yapan
Ceyhan :Çukurova'da bir ırmak ve adını bu ırmaktan alan bir ilçe
Ceylan :Çölde yaşayan, geyik türünden, gözlerinin güzelliğiyle Ünlü, çok hızlı koşan, ince bacaklı, çok güzel bir hayvan, ceren
Cevza :İkizler burcu
Cıvıltı :Ufak kuşların, civcivlerin ötüşürken çıkardıkları tatlı ses
Cilvenaz :Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
Coşkunay :Sel gibi coşan ve Ay gibi güzel olan
Çağ :Belirli bir özelliği göz önünde tutularak ele alınan zaman bölümü
Çağıl :Çağ ile ilgili, çağdaş; çakıl, "çağıl çağıl" ikilimesinden biri
Çağıltı :Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı tatlı ses
Çağın :Şimşek, yıldırım
Çağla :Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
Çağlar :Çaplama sesi çıkaran, çağlayan
Çağlasın :Çağıltılarla akıp gitsin, çağıltılarla dökülsün
Çağlayan :Akarsuyun, yüksekten çağıltılarla, köpürerek döküldüğü yer
Çağrı :Birinin bir yere gelmesini isteme
Çakıl :Su yataklarında sürtünmeyle yuvarlaklaşmış küçük taşlar
Çelgin :Yaralı av hayvanı
Çığ :Dağlarda, bir yerden koparak yuvarlandıkça büyüyen kar yığını
Çığıl :Başa takılan altın
Çığın :Omuz başı; çıkın, bohça
Çığır :Çığın açtığı yol; keçiyolu; (mecaz olarak) başkalarının da uyabileceği yeni yol
Çığlık :İnce ve keskin bağırış
Çınla :Çın çın diye ses verir; "çınlamaktan buyruk
Çiçek :Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
Çiğde :Suyun derin olmayan yeri, sığ yer
Çiğdem :Türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi
Çilen :İnce ince yağan yağmur; bir dağ yemişi, yabanil hünnap,
Çilek :Yabani olarak çayırlarda yetişen meyveli bitki
Çiler :Güzel ötüşlü, bülbül gibi çileyen
Çim :Süs amacıyla ekilen ve yetiştirilen küçük bitkiler
Çimen :Doğal olarak biten çim, yeşillik
Çise :Çiseleyen yağmur damlası
Çisem :Çise, çisen
Çisen :Çiseleyen yağmur
Çisil :İnce ince yağan yağmur
Çitlembik :Mercimek büyüklüğünde, fıstık tadında meyve veren, düz kabuklu, kayına benzer bir ağaç
Çolpan :Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü
Dal :Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
Dalince :Dal gibi ince yapılı, narin, ince dal
Damla :Bir sıvının küçük parçacığı
Defne :Defnegillerden, anayurdu Anadolu olan ve özellikle Ege Bölgesin'nde bol yetişen Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil kalan bir ğaç
Değer :Bir şeyin ya da bir kimsenin taşıdığı yüksek nitelikler; bir şey için biçilen eder
Demet :Ekin, çiçek gibi bitkilerin birkaçının yada bir bölümünün bir arada bağlanmış biçimi
Demre :Noel Baba' nın doğduğu sanılan tarihi yer
Deniz :Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası
Denizhan :Deniz gibi geniş ve han, sultan gibi güçlü
Derin :Dibi yüzeyinden yada ağzından uzak olan, derinliği olan; Çok içten gelen ve içe işleyen
Derya :Deniz, çok bol, gönül
Desen :Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
Destan :Kahramanlık olaylarını konu alanşiir
Deste :Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
Destegül :Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek
Devin :Hareket; hareket et, hareketli ol
Devrim :Kısa zaman içinde, olumlu yönde önemli niteliksel değişmelere yol açan devinim
Dicle :Kaynağı kuzeydoğu Anadolu'da bulunan, ülkelerimizden sonra Irak topraklarından geçerek denize dökülen büyük ırmak
Diclehan :Dicle Irmağı'nın ve eski Türklerde kağana bağlı küçük devlet başkanı demek olan "han" sözcüğünün oluşturduğu birleşik sözcük
Dide :Göz (Arapça)
Didem :Dide ,Göz
Dikmen :Koni biçiminde sivri tepe; dağların en yüksek yeri; doruk, yayla, dik yerdeki orman;
Dilan :Gönül dostu, gönüldaş
Dilara :Gönül alıcı, sevgili
Dilay :Göğe ışık saçan Ay kadar güzel
Dilege :Güzel konuşan kimse
Dilek :Dilenilen şey, istek
Dilem :Gönül ilacı
Diler :Dileyen,isteyen
Dilge :Tatli dilli
Dilhan :İçten gönülden söyleyen
Dilmen :Dilci, dil bilen
Dilnişin :Gönülde yer tutan, hoş, güzel
Dilruba :Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
Dilsu :Dil - su
Dilşah :Gönül şahı, sevgili
Dinçay :"Güçlü, gücü ve sağlığı yerinde olan" anlamına gelen "dinç" sözcüğü İle dünyamızın uydusu Ay'dan oluşan bir ad
Dinçel :Güçlü el.
Diniz :Sessiz, durgun, dingin, sakin
Diren :Harmanda sapları yaymaya yarayan uzun çatallı ağaçtan yapılmış araç
Diril :"Dirilmek"ten buyruk; el dokuması bez
Dirim :Canlılık, dirilik, sağlık, yaşam
Doğa :Canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü; Kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; yaratılış
Doğanay :Doğmuş olan Ay, yeni doğan Ay (genellikle ayın birkaç günü İçinde doğan çocuklara verilir)
Doğangün :Doğmuş olan gün, yeni doğan Güneş (Güneş doğarken doğmuş olan çocuklara verilir)
Doğay :Ay gibi doğ, Ay olarak doğ; doğa, tabiat
Doğu :Güneş'in doğduğu yön
Dolunay :Ay'ın dolun durumu, Ay'ın bütünüyle parlak olduğu zamanki hali, Ay'ın her ayın ortalarında aldığı dolgun görünüm
Domurcuk :Çiçek verecek olan gonca; bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap çiçek ya da birçok yaprak olan kabartı, tomurcuk
Dora :Bir dağın en yüksek yeri, doruk
Doruk :Bir dağın, bir tepenin, yüksek bir yerin, tepesi, en yüksek yeri
Döndü :Henüz evlenmemiş kız
Duru :Bulanık olmayan, açık, temiz
Durugül :Arı duru ve gül gibi güzel
Durusel :Bulanık olmayan sel
Durusu :Bulanık olmayan, dalgasız, pırıl pırıl ve dibi görünen su; temiz su
Duygu :His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
Duygun :Çok duygulu, duyarlı
Duysal :Duyularla ilgili olan, duygulu, duygusal
Dünya :Yeryüzü
Dürdane :İnci tanesi
Dürriye :İnci gibi parlayan
E
Ebru :Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
Ece :Kral karısı ya da krallığı yöneten kadın, kraliçe; (mecaz olarak) türdeşleri arasında üstünlüğü, yeteneği olan kadın, güzel kadın
Ecegül :Gül gibi güzel kraliçe
Ecehan :Ece, kraliçe
Ecem :Benim olan ece, kraliçem
Ecer :El değmemiş, yeni, güzel, acar
Ecmel :Çok güzel
Eda :Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
Ediz :Çok değerli, ulu, yüce, yüksek, doruk
Ege :Türkiye'nin batısında yer alan deniz
Ekim :Toprağa tohum ekme işi, ekmek eylemi ve biçimi (Ekim ayında doğan çocuk için)
Ekin :Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
Ela :Sarıya çalan kestane rengi, ala
Elçim :Deste, demet, tutam
Elçin :Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
Eldem :Uysal, uyumlu; içten
Elgin :Elsever, başkalarını seven; evinden ocağından uzak düşmüş
Elif :Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
Eliz :Yabancı yerdeyiz, yabancıyız
Elmas :Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
Elvan :Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
Emel :Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
Emet :Bolluk getiren, bolluk, bereket
Emine :Güvenilir, inanılır kimse
Engin :Ucu, bucağı görünmeyecek denli geniş; denizin karadan oldukça uzakta bulunan geniş bölümü; yükseklere göre daha alçakta kalan yer, ova
Enginay :Aşağılara doğru inmiş Ay, engine inmiş Ay
Enginiz :İnmiş iz; engindeki iz
Enginsu :Açık deniz
Enise :Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
Enmutlu :Mutluluklar içinde en mutlu olan
Erdem :İyilikçilik, acıma, alçak gönüllülük, doğruluk gibi niteliklerin genel adı
Erdemay :Erdemli ve Ay kadar güzel
Erdemli :İyilikçi, alçak gönüllü, doğru; kendisinde erdem bulunan; iyi nitelikleri kendinde toplayan; iyi ahlaklı ve yardımsever
Erden :El değmemiş, kız
Erdenay :Yeni Ay, el değmemiş Ay
Erdi :Tanrı'ya ulaştı, veli oldu; geldi, ulaştı, yetişti erişti; başakları olgunlaşmış ekin
Eren :Kendini Tanrı'ya adamış, Tanrı'ya ulaşmış, ermiş; ulaşan, yetişen
Erenay :Yetişip gelen Ay
Erendiz :Güneş'e yakınlığı yönünden beşinci olan, dokuz uydusu bulunan en büyük gezegen
Erengül :Ermiş, yetişmiş, açmış gül
Erengün :Ulaşıp gelen gün
Erensu :Ermiş gibi ve su gibi aziz olan
Ergi :İyi bir şeye erişme durumu; erişme
Ergim :Eriştiğim, ulaştığım, benim olan ergi
Ergin :Olmuş, yetişmiş, olgunlaşmış; haklarını kullanabilecek yaşa gelmiş, büyümüş
Erginay :Dolgun Ay, dolunay
Ergül :Erken açmış gül; erken gülesin, erken mutlu olasın
Ergülen :Erken gülen, gülmekte, mutlulukta geç kalmayan
Ergüler :Erken mutlu olur, erken güler
Erinç :Hiçbir eksiği, hiçbir acısı ve üzüntüsü olmama hali, dirlik düzenlik içinde olma durumu
Eriş :Erme biçimi; ereğine ulaş, isteğin yerine gelsin
Eriz :Erken açılan iz, erken açılan yol
Erkinay :Özgür Ay, özgürce dolaşan Ay
Ersin :Beklediğine ulaşsın, uzun ömürlü olsun, yetişsin, gelişsin; güzel kokulu bir bitki
Esen :Hiçbir sayrılığı, vücutta hiçbir eksikliğ olmayan, sağlıklı; sağlığı yerinde olan esmekte olan yel
Esengül :Sağlıklı gül
Esengün :Sağlıklı gün
Eser :Esme işini yapar, rüzgarlanır
Esim :Esme işi, rüzgarın esişi, esinti
Esin :İçe doğan şey, bir şeyi yaratmaya yönelten güzel duygu; tatlı tatlı esen yel, esinti
Esma :Adlar , isimler
Esmen :Esici,esen
Esmeray :Ay güzelliğinde esmerlik
Esna :Yüksek, yüce
Esra :Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra
Eti :Anadolu'da milattan önce 1900-1200 yılları arasında egemen olan, büyük uygarlık kuran Orta Asyalı bir ulus, Hitit
Evcimen :Evi yaşanacak bir yuva yapan, evine ve ev işlerine çok bağlı, evi çekip çeviren, evine düşkün
Evin :Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü; çok taneli başak; Burçak başağı; ürün, tanelenmiş ürün; toz, cevher, öz
Evrim :Kendiliğnden oluşan değişim, dönüşüm
Evşen :"Evi şenlendiren", "evin neşesi, şenliği
Eylem :Bir değişiklik doğurabilecek etkili davranış; yapılan iş
Eylül :Güz aylarından biri, yılın dokuzuncu ayı
Ezgi :Belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi, uyumlu ses; müzikli ses, şarkı, türkü
Ezgü :İyi (kimse), iyilikçi
F
Fadik Fadime, Fatoş, Fatuş :Fadime Arapça "çocuğunu sütten kesen kadın" anlamına gelen gelen "Fatma" Adının halk ağzından bozulmuş biçimlerinden biriFatoş Arapçada " çocuğunu sütten kesme" anlamına gelen Fatma adının Türkçeleşmiş biçimlerinden biri
Fadik :Fadime, Fatoş, Fatuş
Fadime :Arapça "çocuğunu sütten kesen kadın" anlamına gelen "Fatma" adının halk ağzından bozulmuş biçimlerinden biri
Fadiş :Fatma adının bir söyleniş biçimi
Fahriye :Bir işi çıkar beklemeden yapan
Fahrünissa :Övünülecek değerde kadın
Fatma :Sütten kesme / Aslı Fatima
Fatoş :Arapçada " çocuğunu sütten kesme" anlamına gelen Fatma adının Türkçeleşmiş biçimlerinden biri
Fazilet :Erdem / İyi huyların tümü
Fehime :Anlayışlı, çabuk kavrayan
Ferah :Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
Feray :Aydınlık, parlak
Ferda :Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
Feride :Tek eşsiz, benzeri olmayan
Feriha :Sevinçli, ferah
Feyza :Başarılı, refah içinde, mutlu
Fidan :Ağaçların genç ve yeni yetişeni
Figen :Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
Fikriye :Düşünce ile fikir ile ilgili
Filiz :Ağaçtan süren taze dalcıklar
Firdevs :Cennetteki altıncı bahçenin adı
Firuze :Açık mavi renkte değerli bir süs taşı
Fuldem :Her zaman geniş açık görüşlü
Fulden :Her zaman geniş açık görüşlü
Fulya :Nergislerden soğan köklü bir bitki
Funda :Çalı görünüşünde ve çok çeşidi olan bir bitki, süpürge otu
Füruzan :Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
Füsun :Efsun / Büyü, sihir
G
Gamze :Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
Gaye :Amaç , erek, varılmak istenen hedef
Gece :Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre
Gelincik :Kırmızı ve büyük çiçekli bir kır bitkisi
Gençay :Ay'ın ilk günlerindeki durumu, ayça, yeni doğmuş Ay, hilal
Gerçek :Yalıştırma ya da yalanı olmayan
Gezenay :Yürüyen ay, (Ay'ın gökte yer değiştirmesinden dolayı) gezen Ay
Gizem :Açıklanamayan ya da çözülemeyen soru, aklın çözemediği, erişemediği şey
Gonca :Açılmamış, tomurcuk halinde gül
Goncagül :Açılmamış gül, tomurcuk gül
Göğem :Yapraklanmış ekin; yeşile bakan mor; bir tür yabanıl erik
Gökay :Gökteki Ay, gök ve Ay; mavi renkli Ay.
Gökben :Mavi benli
Gökçe :Mavi gözlü, mavice
Gökçen :Güzel, yiğit, mavi gözlü, gökmen
Gökçin :Maviye yakın külrengi, kurşuni, (renk olarak) mavi kır
Gökmen :Güzel, yiğit, mavi gözlü sarışın
Göksel :Gökle, gökyüzüyle ilgili
Gökselen :"Ses, gürültü", "haber, bilgi", "yakın yer, çevre", "sel yatağı" gibi anlamları olan "selen"le "gök"ten oluşmuş bir sözcük
Göksen :Sen gökyüzüsün, göksün
Göksu :Türkiye'nin birçok yerinde akarsu adı, mavi su
Göksun :Kahramanmaraş ilinde bulunan ve Seyhan Irmağı'na karışan bir çay ve bu adını çaydan alan bir ilçe
Gökşen :Mavi gözlü ve şen
Gökşin :Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
Gölge-n :Güneş ışınlarından koruyan (senin) karartın
Gönül :Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
Gözde :Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
Gözen :İlgi çekici, samimi
Güher :İnci / Soy sop / Cevher
Gül :Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
Gülbahar :Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
Gülben :Ben, gül'üm anlamında
Gülçin :Gül derleyen, gül toplayan
Güldem :Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
Gülden :Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
Güldeste :Gül destesi
Gülen :Güleç yüzlü
Gülendam :Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
Gülfem :Gül dudaklı, gül ağızlı
Gülgün :Gül renginde, kırmızı, pembe
Gülhanım :Gül gibi güzel kadın
Gülin :Güle dönüşmüş
Gülistan :Gül bahçesi
Güliz :Gül gibi güzel iz bırakan
Gülizar :Gül yanaklı
Güllü :Güzel kadın / Gülü olan
Gülnaz :Gül gibi ince ve narin
Gülpembe :Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
Gülriz :Gül saçan, gül serpen
Gülsen :Gül gibi güzel
Gülsüm :Yuvarlak yüzlü, güzel
Gülsün :Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
Gülşah :Gül dalı, güllerin kraliçesi
Gülşen :Gülistan / Gül bahçesi
Gülten :Gül gibi pembe tenli
Gül -üm :Bana ait olan gül
Gülümse :Tebessüm et
Gün :Gündüz vakti / Aydınlık
Günay :Aydınlık gün / Güney-Cenup
Günçiçek :Ayçiçek
Güner :Güneşin doğma zamanı - Fecr
Güneş :Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
Güngör :İyi günler yaşa anlamında
Güniz :Günün başlangıcını belirleyen görüntü
Günsel :Günle ilgili güne ait
Günseli :Işık seli, bol parlak ışık demeti
Gürcan :Herkesi seven, özveride bulunan
Güvercin :Barışı temsil eden kuş
Güven :Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
Güz :Hazan, sonbahar
Güzel :Hoşa giden hayranlık uyandıran
Güzide :Seçkin, seçme, seçilmiş
Güzin :Seçici, beğenici
HANDAN: Güleç, sevinçli
HANDE: Daima gülen, gülücük
HANİFE: Allahın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
HASLET: Doğuştan gelen güzel huy
HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü
HAYAT: Ömür, yaşam
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği
HAZAN: Sonbahar
HAZAR: Barış
HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça
HEVES: Bir şeye duyulan istek
HEVİN: Aşk, sevda
HELİN: YUVA
HİLAL: Ayın yay biçimindeki görünüşü
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek
HOŞSEDA: Hoşa giden ses
HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda
HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik
HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık
HÜRREM: Sevinçli, güleryüzlü
HÜSNA: Pek çok güzel
HÜSÜN: Güzellik
Ilgım :Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltısı, güneş ışınlarının eğilmesiyle ilgili, gözü yanıltan bir doğa olayı, serap
Ilgın :Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç
Iraz -ca :Rıza gösteren, boyun eğen
Irmak :Akarsuların en büyüğü
Işık :Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç; nesneleri görmemize yarayan fiziksel erke; Güneş ve benzeri bir kaynağın yaydığı aydınlık
Işıl :Işıl Işıklı parıltı
Işılar :Işıldar, parlaklık verir, parlak, pırıl pırıl eder, şavkır pırıltılı Ay, parlayan Ay, ışık saçan Ay
Işılay :Ay ışığı
Işıldar :Işık verir, pırıldar, şavkır, ışıl ışıl yanar, ışık saçar
Işıltan :Işıklı sabah vakti, ışıklı tan Işıltı
Işın :Işık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
Işınay :Ay ışını, Ay'dan gelen ışın
Işıngün :Işılar, ışık saçar, aydınlanır gün; ışıyan Güneş
Işınsal :Işınla ilgili, ışın gibi; ışın gönder, ışın sal
Işınsu :Işın saçan su, ışıklı su, ışıklı su, parıldayan su, pırıl pırıl su
Işkın :Ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze dal, filiz
Itır :Güzel koku / Çiçek
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad
İLAYDA: Su perisi
İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Birşeye duyulan merak; Eğilim
İLGÜN: Ülke güneşi
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi
İLKE: Temel alınan düşünce, kural
İLKGÜZ: Eylül ayı
İLKİM: İlk çocuğum anlamında
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan
İLKNUR: İlk+NUR=İlk ışık
İLKYAZ: İlkbahar
İLSEL: İlle ilişkili, yurtla ilişkili
İLTER: Yurdu koruyan, yurtsever.
İMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarım
İMRAN: Evine bağlı, evcimen anlamında
İMREN: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
İNANÇ: İnanılan şey
İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde
İNCİLAY: Parlama,ışıldama
İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş
İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İREN: Özgür, serbest
İRİS: Mitolojide Tanrıların elçisi
İYEM: Güzellik
İZEL: El izi anlamında
İZEM: Büyüklük, ululuk
İZGİ: Güzel, adaletli, zeki
İZLEM: İzlemek eylemi
İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında
| J |
| JALE: Çığ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları JALENUR : Parlayan, ışıldayan çiy JÜLİDE : Karışık, dağınık saç JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez İsmi) JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi) JASMİN: Yasemin JEYAN: Kızan, kükreyen JİNSAL: Çağ, yaş, dönem |
Kader :Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç
Kadriye :Değerle ilgili / İtibar, onur
Kamelya :Çaygillerden, pembe ya da beya çiçek açan bir bitki
Kamile :Bütün, tam, eksiksiz, olgun
Kamuran :Dileğine kavuşmuş olan
Kanat :Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları
Karaca :Geyik türünden, boynuzları, küçük ve çatallı bir av hayvanı, dağ keçisi yaban keçisi
Kardelen :Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
Kayan :Akarsu, sel
Kayansel :Taşkın, akarsu seli, sel
Kaynak :Bir suyun çıktığı yer, göze pınar
Kevser :Cennette bir akarsuyun adı
Kelebek :Gövdesi ve kanatları çok renkli ve zarif olan böcek
Kezban :Aslı Kedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
Kısmet :Talih, nasip, kader
Kıvanç :Mutlu bir olgudan doğan şey, sevinç, övünç
Kıvılcım :Yanmakta olan maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
Kıymet :Değer, paha (baha), bedel
Kimya :Üstün nitelikler taşıyan
Kiraz :Gülgillerden bir meyva ağacının sulu tek çekirdekli meyvesi
Köz :İçinde küçük kor parçaları bulunan kül
Kösem :Sürünün önünde giden yol gösteren koç
Kuğu :Beyaz tüylü bir su kuşu
Kumral :Açık kestane rengi, bu renkte olan
Kumru :Güvercine benzeyen bir kuş türü
Kumsal :Kumla örtülü deniz kıyısı
Kurtuluş :Kurtulma eylemi, kurtulmuş olma durumu, kurtulma, tehlikeli ve kötü bir durumu atlatma
Kutay :Kutlu ay, uğurlu ay
Kutgün :Kutsal gün, kutlu gün
Kutlay :Uğurlu ay, kutlu ay
Kutlu :Uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, kutsal
Kutluay :bkz. Kutlay
Kutlumaral :Uğurlu dişi geyik, kutlu geyik
Kutsal :Uğur getirdiğine inanılan, uğurlu; tapınılacak denli sevilen, dokunulması bozulmaması gereken kutlu
Kutsalan :Uğur getiren, uğur salan
Kutsalar :Uğur getiren, kimse, uğur getirir
Kutsan :Uğurlu ve iyi san, iyi ad
Kutsel :Uğurlu sel, hayırlı sel
Kutseli :Uğur seli, uğurlu gelen sel, uğur seli
Kuzay :Güneşi az gören yer; kuzey
Kuzey :Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön
Lal :Parlak, koyu kırmızı renkte olan
Lale :Yaprakları, uzun, çeçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte, güzel bir süs bitkisi ve onun çiçeği
Latife :"Güzel, şirin, hoşa giden, yumuşak hoş, nazik, ince anlamlarına gelen Arapça latif sözcüğünün kadınlar için kullanılan biçimi
Leman :Parıldayan, parıltı
Lerzan :Titreyen, titrek, parıldayan titrek ışık
Leyla :Gece, uzun ve karanlık gece
Leylifer :Gece ışığı
Lila :Açık eflatun
Macide :Şan ve şeref sahibi
Makbule :Alınan, kabul olunan, beğenilen
Manolya :Güzel kokulu beyaz çiçekler açanağaç
Maral :Dişi geyik, meral
Mavisu :Deniz
Maviş :Ak tenli ve mavi gözlü
Mediha :Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
Mefharet :Övünç, övünme, kıvanç
Mefkure :Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
Mehpare :Ay parçası
Mehtap :Ay ışığı, Dolunay
Mehveş :Ay yüzlü, ay gibi güzel
Melahat :Güzellik, güzel yüzlülük, yüzün detatlı ifade olmak
Melda :İnce ve taze vücutlu
Melek :Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
Meliha :Güzel, Şirin
Melike :Kadın hükümdar
Melis :Bal arısı
Melisa :Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki
Melodi :Ezgi, müzik parçası
Meltem :Yazın karadan denize doğru esen ve tatlı bir serinlik yapan mevsim yeli
Menekşe :İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki
Mengü :Sonsuz, ölümsüz olan, bengi, bengü
Meneviş :Hare
Meral (Maral) :Meral (Maral) Dişi geyik
Mercan :Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, kırmızı kalker iskeletli bir canlı
Meriç :Bulgaristan'dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra, Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi'ne dökülen ırmak
Merih :Dokuz gezegenden biri (Mars)
Merve :Mekke yakınlarında bir dağ
Meryem :Dinine bağlı kadın
Mısra :Şiirin bir satırı
Mihriban :Seven, şefkatli
Mimoza :Bir süs bitkisi
Mine :Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
Miray :Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
Moral :Mor ile al, hem mor hem al renkte
Moray :Mor renkte Ay
Morgül :Mor renkte gül
Moripek :Mor renkte ipek
Mualla :Makam ve rütbece yüksek olan
Muhterem :Saygın, saygıdeğer
Mukadder :Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
Mukaddes :Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan
Munise :Sıcak kanlı, sevimli
Muştu :Sevindirici haber, iyi haber
Mutlu :Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan
Mutlugün :Mutluluk veren gül
Muzaffer :Zafer kazanan, üstün gelen
Müberra :Aklanmış, temize çıkarılmış
Mücella :Parlak, cilalanmış
Müesser :Eser bırakan, eser sahibi
Müge :Çan biçiminde ak çiçekler açan bir süs bitkisi,ünçiçeği
Müjde :İyi haber, sevinçli haber
Müjgan :Kirpik
Mükrime :İkramı bol olan
Müldüz :Duru su, pırıl pırıl su
Münevver :Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
Münire :Işık veren, aydınlatan
Müren :Büyük akarsu, akarsu, ırmak
Mürüvvet :Kişilik, şahsiyet, insanlık
Müşerref :Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
Müzeyyen :Süslü, süslenmiş, bezenmiş
Naciye :Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Nadide :Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
Nadire :Az bulunur, seyrek, ender bulunan
Nağme :Ezgi
Nalan :İnleyen, feryad eden
Naşide :Şiir söyleyen, şiir okuyan
Naz :Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
Nazan :Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
Nazlan :Naz yap, cilveli ol
Nazlı :Naz eden, cilveli, işveli
Nazlım :Naz yapanım, işvelim, cilvelim, benim nazlım
Nazmiye :Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımlailgili
Nebahat :Onur, şeref, ün
Necla :Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil
Necmiye :Yıldızlarla ilgili, yıldızlaraait
Nehir :Irmak, büyük akarsu
Nemutlu :İmrenilecek bir olgu dolayısıyla söylenen bir söz
Nergis :Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
Neriman :Pehlivan, yiğit
Nermin :Yumuşak
Neslihan :Han soyundan gelen
Neslişah :Şah soyundan gelen
Nesrin :Bir tür yaban gülü
Neşe :Sevinç, gönül ferahlığı
Neşe-m :Gönül açıklığım, sevincim
Neval :Talih
Nevbahar :İlkbahar, ilkyaz
Neveser :Türk Müziğinde Dede Efendi'nin bulduğu bileşik bir makam
Nevgece :Yeni yeni oluşan gece
Nevgül :Yeni açmış gül
Nevin :Yeni
Nevra :Işıklı parlak, çiçek
Neyir :Işıklı, aydınlık, parlak
Nezahat :İç temizliği, paklık
Nezaket :Naziklik, zariflik, incelik ç
Nezihe :Temiz, pak
Nice :Ne kadar, ne denli, nasıl, oldukça çok
Nida :Seslenme, çağırma, seslenen
Nigar :Resim, resim gibi güzel
Nihal :İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
Nihan :Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
Nil :Afrika kıtasında bir nehir
Nilay :Nil ve Ay, Nil'e ışıklarını saçan Ay
Nilgün :Mavi renkte, çivit rengi
Nilhan :Nil'in hanı
Nilüfer :Durgun sularda yetişen, yaprakları yuvarlak ve geniş Beyaz, sarı, mavi, pembe, çiçekli bir bitki
Nimet :İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
Nisa :Kadın
Nisan :Yılın dördüncü ayı
Nur :Aydınlık, parıltı, ışık
Nural :Işıklı, ışıksal, ışıkla ilgili, ışıklan ışık al
Nuran :Işıklı, nurlu, aydın
Nuray :Ay ışığı gibi nurlu
Nurcan :Işık canlı, can ışığı
Nurdal :Işık saçan dal, ışıklı dal, ışık dal
Nurdan :